Reklam
Reklam

"Anız yangınlarını neden yazmıyorsun?"

Bıkmadan usanmadan defalarca mail ve mesaj atarak bu soruyu soran bir okurum var

19 Ekim 2020 - 00:07
Bıkmadan usanmadan defalarca mail ve mesaj atarak bu soruyu soran bir okurum var.

Bu konuda bir değil, birkaç yazım olduğunu kendisine de ilettim ama ısrarla köşeme taşımamı istiyor yine de.

Aslında haklı.

Çünkü önemli bir konu ve sık sık yazmak, uyarmak lâzım.

Ta ki bu sorumsuzluk bitene kadar!

Bu nedenle de 15 Ekim 2014 yılında yayımlanan bir yazımı paylaşmak istedim bugün bir kez daha.

Anız yangınları yüzünden Gala Gölünün yeni bir unvan daha aldığına vurgu yapmışım bu yazımda.

Umarım birilerinin aklını başına getirmek adına benim de az çok bir faydam dokunur!

İşte o yazım:

Gala Gölü

“Milli Park”
“Kuş Cenneti”
“Çeltik Ambarı”
“Sivrisinek Deposu”
Bu kadar karmaşık unvanı olan Gala, bugünlerde yeni bir unvan daha almış kendisine.
“Yangın Yeri”
Evet, aynen böyle maalesef…
Mahsul biçme işi sona erince, yerde kalan anızları yakmaya başlamış bazı çeltik üreticileri.
Hal böyle olunca da haklı olarak feryat ediyor duyarlı, çevreci insanlar.
Sosyal paylaşım sitelerinde bu yangınların fotoğrafları yayınlanıyor peyderpey.
Ve tabii şikâyetler, çığlıklar!
“Arabamla Enez’e gidiyordum. Dumandan geçemedim, geri döndüm” diyenler…
Çıkan dumandan rahatsızlık duyup, taa Enez’den feryat edenler…
“Boğuluyoruz!”
Sadece insanların boğulması mı aslolan?
Ya toprak?
Yanıp yok olan mineraller!
Kaçamayan ve yanıp kül olan yılan, kurbağa ve solucanlar vs.
Elbette bir bilim adamı falan değilim ben.
Anız yakılmasının, verdiği bilinen zararlardan başka, herhangi bir yararı da var mıdır onu bilemem doğal olarak.
Fakat, bütün bunlara bir açıklama getirecek birileri vardır mutlaka.
İşte bu nedenle, bir kez de ben aktarayım istedim bu köşeden.
Ne dersiniz ey yetkililer;
Deyim yerindeyse; nedir bu işin sevabı, günahı?
-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 15 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum