Reklam
Reklam

CHP DE PARTİ İÇİ MÜCADELE...

Hep vardır ve sanırım hep te olacaktır

18 Ağustos 2017 - 05:12
Hep vardır ve sanırım hep te olacaktır.
Tabiiki mücadele olacaktır ama Vekil Bircan'ın dediği gibi;enerjisini bu tür mücadelerde harcamak yerine partisini güçlendirmek ve özlenen iktidarı yakalama konusunda kafa yormak gerekir.
Bircan 2019 zu zafer yılı olarak gösterirken bunu gerçekleştirebilmek için bu tür davranışların şart olduğunu vurgulamaya çalıştı toplantıda.
Ama dünkü yazımda da belirttiğim gibi hiçte onun arzuladığı şekilde olmayacak durumlar.
Delege seçimlerinde başlayacak olan çekişme ve mücadeleler Milletvekili ve Belediye Başkan Adaylarının belirlenmesine kadar sürecek bana göre.
Kıran kırana bir mücadele sergilenip köşe bucak üyeler aranıp bulunmaya ve ikna edilmeye çalışılacak.
Böyle işler ekip işi olduğu için de ekibi iyi ve sağlam olan aday adaylarının başarı şansıda yüksek olacak doğal olarak.
Çünkü bizim insanımız hiçbir zaman uçan kuşun kanadını kırmak istemez ve herkese mavi boncuk dağıtmasını çok iyi bilir.
Bunun böyle olduğunu her seçim öncesinde göreve talip olan aday adaylarıyla yaptığımız görüşme ve sohbetlerden de anlayabiliyoruz zaten.
Yine geçmiş yıllardan çok iyi biliyoruz ki;adaylara ait ekiplerin yaptığı ve adına parti içi mücadele denilen ama hiç hoş olmayan davranış ve saldırılar üyeler tarafından çirkin bulunuyor.
Asılsız ve mesnetsiz iddialar ile birilerini karalamak ve bu sayede siyasi çıkar sağlamak hem insani, hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemeyen davranışlardır.
Belgesiz ve kanıtsız söylemlere zaten aklıselim hiçbir kişinin de itibar ettiğini ve edeceğini sanmıyorum.
Aday olmasını istediği kişiler için mücadele vermek, taraf olmak ve etraf toplamak en doğal bir davranıştır.
Kaldı ki, siyasi bir kişiliği olan herkesin parti içinde özgür düşüncesini ifade edebilme hakkı da olmalıdır.
İstemediği bir kişiyi kendisine empoze etmeye çalışanlara karşı gelmesi de doğaldır.
Hatta bu en yakının da olan, her gün birlikte olduğu ve kendisine minnet borcu bulunan kişi dahi olsa.
Ama bu hakkı kullanmak veya kullanmamak tasarrufuna sahip kişide kendisidir.
Bazı kişiler bu haklarını sırf yakınında olan kişiyi kırmamak ve onunla ters düştüğünü kamuoyuna göstermemek için fedakârlık yaparak kendi fikir ve düşüncelerinden taviz verebilir.
Veya tam tersini savunarak; benim kendime göre kabul ettiğim bir doğrum var,ben bu doğrumu savunma konusunda kendi fikirlerimi ve düşüncelerimi uygulamada serbest olmalıyım ve benim her zaman kader birliği yaptığım ve sevdiğim insan da buna saygı duymalı diyerek fikrinin mücadelesi için gayret gösterip çalışma sergileyebilir.
Buda onun en tabii hakkıdır.
İki şık ta kişinin hakkı olmasına rağmen hangisi daha etik ve olması gerekendir derseniz, bende ikincisinin daha doğru olacağını kabul ederim.
Yine geçmişte yaşanıp köşeme taşıdığım bir olayda olduğu gibi.
2011 Genel seçimlerinde Hamdi Sedefçi tarafından desteklenmeyen ama daha sonra birlikte hareket eden Recep Gürkan'ı hoş olamayan bazı ifadeler ile adeta itham eden Belediye Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken ile Başkan Hamdi Sedefçi arasında yaşanan olaydan bahsediyorum.
O zaman köşemde yazdığım "Parti İçi Mücadele böyle olmamalı" başlıklı yazımın bu konu ile ilgili bölümü
sizler ile paylaşmak istiyorum.
""Sayın Döleneken ile bu konuda kısa da olsa bir söyleşi yaptık.Kendisine göre haklı elbette.Çünkü,başkan ile düne kadar ayni görüşte olduklarını ama başkanın sonradan fikir değiştirdiğini söylüyor.Başkan Yardımcılığı görevi ile bu konunun hiçbir şekilde ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor ve başkanın en zor günlerinde yanında olan Döleneken'in verdiği mücadele,onun gelecekte düşeceği zor durumlara şimdiden engel olmaya çalışmaktır anlamında ifadeler kullanıyor.
Olaya başkanın penceresinden bakıyorsunuz onunda Recep Gürkan'ı desteklemekte haklı olduğuna kanaat getiriyorsunuz.
Kendisinin de zaman zaman ifade ettiği gibi;Çakır ile dargın ve kırgın,Paçarız ile ayni şekilde arası iyi değil,Gencan ile yıllardır süren bir kan uyuşmazlığı var,Güneser ve Yalçıner ile dargınlıklar.Partili olarak kabul edilen ve parti tabanından geldiği için desteklenmesi gerektiği her fırsatta söylenen kişilerin hiç birini destekleme şansı bulunmuyor bu durumda.
O zamanda ne diyor Sedefçi; en iyisi Recep olduğu için destekliyorum.
Aslında Recep Gürkan'ı desteklemek için daha bir çok sebep var.Ben çok iyi biliyorum ki;Gürkan çok CHP liden daha CHP lidir ve Edirne ye en iyi hizmeti yapacak bilgi,beceri ve donanıma sahip biridir.Şayet ifa ettiği görev devlet memurluğu olmamış olsaydı sanırım şu anda en yürekli CHP li devrimci o gösterilirdi aralarında.
Döleneken bir konuda haklı,çünkü sayın Hakan İnci bizzat bana şunu söylemişti;şayet Recep Gürkan CHP li olsun ve aday gösterilsin Namık abi dahil bir çok meclis üyesi istifa edeceğiz.
Haklı olarak istifa etmemek için onu koydurtmamaya çalışacak.
Ama üyeler kararlı ve sıralamada var Gürkan.
Çünkü bu kişinin Mustafa Hatipler'in arkadaşı olması, CHP li ve sol görüşlü olmadığı anlamını taşımaz.
Dilekçeler hazır mı acaba...."""
Sadece Döleneken dilekçeyi hazırlamış ve istifa etmişti.
-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 426 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum