Reklam
Reklam

Edirne Çevre Gönüllüleri Basın Bülteni

ÇEVRE GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ İNSANLIK GELECEĞİNİ YOK EDİYOR "Teknoloji ve bilgi çağı diye adlandırdığımız çağımız ne yazık ki soğuk savaşın bitmesi ve 11 Eylül saldırıları sonrasında oluşturulmaya çalış

Editör: Haber Merkezi
05 Haziran 2017 - 17:34

ÇEVRE GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ


İNSANLIK GELECEĞİNİ YOK EDİYOR


"Teknoloji ve bilgi çağı diye adlandırdığımız çağımız ne yazık ki soğuk savaşın bitmesi ve 11 Eylül saldırıları sonrasında oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler sonrasında terör ve kirlenme çağına dönüşmüştür.

Bunun son örneği ABD Başkanı Donald Trump'ın BM'nin en başarılı anlaşması diye adlandırılan Paris İklim Anlaşması'ndan imzasını çekmeye karar vermesidir. Anlaşma, fosil yakıtların kullanımının kısıtlanması ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasıyla, küresel sıcaklık artışının 1,5 ila 2 derecede kalması için ülkelerin çaba göstermesini öngörmektedir.

Bu anlaşmada her ne kadar gelişmiş ülkelerin ana enerji kaynağı olarak kömüre bağımlılıkları önümüzdeki yıllar boyunca devam edecek olsa da hava kalitesi üzerindeki olumsuz etkisi ve kamuoyunun hava kirliliğine yönelik ortaya koyduğu tepki nedeniyle kömürün rolünün de azalmaya devam edeceği karar altına alınmıştır.

Dünyamız; modern tanımlanan bu çağda geleceğini yok edecek günleri de içinde barındırıyor. Buzullarda saklı hastalıklar yeniden canlanıyor. Stephen Hawking; "Dünya'yı 100 yıl içerisinde terk etmeliyiz" diyebiliyor. İklim değişiminin bütün memeli türlerinin neredeyse yarısına zarar verdiği kanıtlanıyor. Antarktika'dan dev bir buz kütlesi kopmak üzere olduğu gözleniyor. Dünya genelinde artan şehirleşmenin, hava kirliliğinin daha yüksek seviyelere ulaşmasına yol açacağı belirtiliyor. Birçok canlının kirlilik sonucu oluşacak iklim değişikliğine ayak uyduramayacağı bilim insanları tarafından söyleniyor. Doğal felaketlerin her yıl 26 milyon kişiyi sefalete sürüklediği görülüyor...

Bu kadar gelişmiş olmamıza rağmen bu gelişme neden insanlık için değil? Çünkü kapitalist sistem krizlerinden kurtulmak için doğayı ve emeği sömürüyor.

Yüzyıllardır var olan bu sömürü sonucunda Dünya'mız beş büyük sorun ile karşı karşıyadır;

1-Hava kirliliği ve iklim değişikliği,

2. Ormanların tahrip edilmesi,

3. Türlerin soylarının tükenmesi,

4. Toprak degradasyonu (Aşırı otlatma, monokültür tarım, erozyon, zeminin sıkılaştırılması, çevre kirliliğine yol açan maddelerin aşırı ışıklanması, cins değişikliği.),

5. Aşırı nüfus artışı

Dünyayı saran tehlike ülkemiz için de geçerlidir. Bu tehlike gelişmiş ülkelerin fosil yakıtlı enerjilerden vazgeçip yenilenebilir enerjiye yönelmeleri sonrasında ülkemizin bu eski enerjiyi alarak hem dünyaya hem de ülkemize zarar vermesi ile daha önem kazanıyor.

Ülkemizde ormanlar, su ve toprak her gün kirleniyor. Büyük kentlere tarımsal ürün yetiştirmesi gereken bölgemizde termik santraller ve nükleer santral girişimleri akla aykırı görünse de iktidar tarafından dayatılıyor ve değişik kanallardan lobi çalışmaları yapılıyor.

Kentimizde ise Meriç Nehri kanala dönüştürülerek ekolojik fauna ve florası geri dönüşü olanaksız bir şekilde her kepçede zarara uğratılıyor. Kent içindeki yeşil alanların büyütülmesine göz yumularak özelleştirilen elektrik dağıtım şirketine kamu yararı adına çamların arasında trafo binası yapılabiliyor. Edirne Sümbülü başta olmak üzere endemik bitkilerin bulunduğu Sarayiçi ve Tavuk Ormanı yürüyüş yolları ile betonlaştığı gibi düğün salonu yapılma riskini de beraberinde getiriyor.

Avrupa tarafında koruma altına alınan Istrancalar'ın bölgemizdeki kısmı başta olmak üzere tüm Trakya dağları taş, kalker, kil ve benzeri ocaklarla delik deşik ediliyor.

Yıllardır düren Ergene kirliliği tarım ve hayvancılığı olumsuz etkilerken bu kirliliğin Marmara Denizine deşarj edilme projesi ile Marmara Denizindeki balıkçılık da risk altına sokuluyor.

Çevre mücadelesinin ekonomik zorluğu, yargıdaki yandaş kararlar yanında artık can tehlikesini getirdiğini de yaşamaya başlamış bulunuyoruz. Finike dolaylarındaki taş ve kalker ocaklarına karşı mücadele eden Ali Ulvi Büyüknohutçu ile eşi Aysin Büyüknohutçu'nun "Çirkin" lakaplı bir ocak patronunun azmettirmesi sonucunda tetikçi tarafından öldürülmesi korku yayma ve vazgeçirme amacını taşıyor.

Çoğunluğun sessizliği sayesinde insanlık geleceğini yok ediyor."

05.06.2017

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği

Yönetim Kurulu
-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 515 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum