Reklam
Reklam

EDİRNE SARAYI VE MÜNİR BEY…

Tatil sürecinde zamanın öyle kolay geçmediği günlerde oluyor

31 Mayıs 2017 - 07:20
Tatil sürecinde zamanın öyle kolay geçmediği günlerde oluyor.

Sohbet etmek ihtiyacı hissettiğiniz anlar yaşayabiliyorsunuz.

Nüfusu kalabalık bir tatil sitesinde olduğumuz için bu konuda şanslıyız bir bakıma.

Her kesimden insan olduğu için de kafanıza uygun kişilerle karşılaşıp hasbıhal edebiliyorsunuz zaman zaman.

Zaten Edirne dışındaysanız basında çıkan haberleri takip etme arzunuz daha da fazlalaşıyor doğal olarak.

Haber sitelerinin yanı sıra yaygın medyayı takip ederek çıkan haberleri okumak en büyük tutkunuz oluyor bu süreçte.

Gelelim kökeni Karadenizli olan ve halen İstanbul’da yaşamını sürdürmekte olan benden birkaç yaş küçük Münir bey ile yaptığımız sohbete.

Edirne’li olduğumu söyleyince ilk girdiği konu Edirne Sarayı oldu.

Edirne’ye birçok kez gitmiş ve tarihi yapıların hemen hemen hepsini gezmiş ve bilgi sahibi olmuş biri.

"Edirne de en büyük eksiklik Edirne Sarayı" dedi ve bu konuda neden çalışma yapılmadığını sorarak sitemkâr sözlerle yöneticileri eleştirdi.

Ve ekledi; “Edirne ve Osmanlı tarihi için Selimiye Camii ne kadar önemliyse Edirne Sarayıda o kadar önemlidir” dedi.

Hatta Karadenizli edası ile; “çıkarın kardeşim çıkarın Edirne Sarayını toprağın altından” diyerek herkesi sorumlu tuttu.

“Bazı çalışmalar yapıldığını gördüm ama yeterli değil” diyerek tenkitlerini sürdürünce yapılan çalışmaları anlatmak gereğini hissettim bir anda.

Edirne de Saray kazısı çalışmalarının uzun yıllara dayandığını ama en somut çalışmaların Köksal Toptan’ın TBBM Başkanı olduğunda hayata geçtiği ifade ettim.

TBMM den aktarılan ödenekler ile önce Saray Mutfağının yapıldığını ve burasının dönemin

Valisi Hasan Duruer tarafından müze olarak kullanılabileceği ve burada saray kazılarından çıkan eserlerin röleveleri ile eski fotoğrafların sergilenebileceğini söylediğini ama maalesef bu projenin hayata geçmediğini anlattım kendisine.

Valinin görüş ve düşüncesinin doğruluğunu ve atıl durumda bırakılmaktansa onunla özdeş bazı dokümanları sergilemenin yerinde bir uygulama olacağını yazılarımda belirttiğimi ve bu projeyi desteklediğimi anlattım tatil arkadaşıma.

Aslında Edirne Sarayı ile ilgili en fazla yazı yazan ve haber yapanlardan biriyim sanırım.

En az Münir bey kadar bu Sarayın eski ihtişamı ile ayağa kaldırılmasını arzu edenlerdenim.

1999 larda başlayan ve 2004 yılında hız kazanan ve daha sonra yavaşlayan çalışmaların neden böyle ağır aksak yürüdüğünü merak ederim.

Maddi bir sıkıntının olmadığını ve TBMM bütçesinden tahsis edilen ödenek ile bu işin sürdürüldüğünü bildiğim için duraklamanın sadece hava şartlarından olabileceğini düşünürüm hep.

Ama çoğu kez öyle olmadığını öğrenir ve üzülürüm.

2004 yılında dönemin TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın özel ilgili ve desteği ile hız kazanan çalışmalar 2009 yılında ikinci ihale ile yeniden başlamasına rağmen arzulanan hızda yürümemişti.

Hatta bu süreçte 4 kez ihaleye dahi çıkarılmıştı.

Osmanlı'nın ikinci büyük sarayı olan Edirne Sarayı'nın ayakta kalan ve harap durumdaki mutfak ve hamam kısmının ayağa kaldırıldığını görüyoruz.

Saraydan günümüze kalan yapıların tespiti amacıyla belgeleme çalışmalarının başlatılacağını biliyorum ama sonuç ne oldu bilemem.

Yine önceki yıllarda başlatılan saray alt yapısı ile aşçı koğuşlarına ait kalıntıların ortaya çıkarıldığı Matbah-ı Amire ile Tunca Nehri arasındaki bölümdeki kazı çalışmalarında da önemli mesafeler kat edildi. Ayrıca, hemen her yıl yaşanılan su taşkınlarından saray alanının daha az etkilenmesi amacıyla, var olduğunu bildiğimiz ve Tunca Nehri boyunca devam eden surlara ait temellerin ortaya çıkarılarak rekonstrüksiyonlarının yapılması için altlık oluşturulacaktı ama o konudaki gelişmeleri de bilemiyorum

Bunları allattım Münir beye.

Biraz memnun oldu gibi ama yine ısrarından vazgeçmedi; “Edirneliler olarak siyasilerin yakasını bırakmayın bu Sarayı ayağa kaldırın” demeyi ihmal etmedi.

Haklıydı da…

Akyazı Kuzuluktan selam ve saygılarımla….
-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 533 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum