Reklam
Reklam

Korona mı deprem mi?

İkisi de büyük birer tehlike hiç kuşkusuz

04 Kasım 2020 - 00:13

İkisi de büyük birer tehlike hiç kuşkusuz.

Ancak şu da bir gerçek ki; korona belası inşallah çekip gidecekte deprem tehlikesi hiç bitmeyecek.

Çünkü bir deprem ülkesiyiz maalesef.

Yurdumuzun neredeyse tamamı yer altı kırıklarıyla dolu.

Gün geliyor biriken enerjiler açığa çıkıyor doğal olarak.

Dolayısıyla her an her yerde yaşamak mümkün depremleri.

Hasarsız ve kayıpsız atlatmak için tek çare; depremlere dayanıklı binalar inşa etmek.

Bunun içinde bir an önce gerekli yasaları çıkarıp binaları yenilemek yani kentsel dönüşüm.

Kentsel dönüşümle ilgili olmasa da Edirne Belediyesi güzel bir adım attı önceki gün.

Altlarında ticari işletmeler bulunan birden fazla katlı binalarda acilen denetimlere başlanacakmış.

Amaç; alt katlardaki kiriş ve kolonların kontrolü sanırım.

Bu bile güzel bir başlangıç bana göre.

Çünkü her deprem sonrasında görüyoruz ki; birçok işletme, daha geniş alan kazanmak adına usulsüz ve tehlikeli birtakım tadilatlara gitmiş oluyor alt katlarda.

Bu da bir anlamda binaların en ufak bir sarsıntıda yerle bir olmasına neden oluyor elbette.

Sonuç olarak yüzlerce cana mezar oluyor bu gibi binalar.

İnşallah lafta kalmaz ve hatır gönül dinlemeden gereği yapılır bir an önce!

Hazır söz deprem ve binalardan açılmışken bana iletilen ilginç bir bilgiyi de paylaşmak isterim buradan.

Öğretim görevlisi bir kardeşim paylaşmıştı mesaj olarak.

İznini almadığım için ismini yazmak istemedim.

Hadi buyurun sizde okuyun bakalım;

Müteahhit sayısı; Almanya'da 3.500 Fransa'da 1.800 Avrupa'da 25.000 Türkiye'de ise 453.000 imiş.

Almanya'da imar yasası 1945'ten bu yana sadece 2 defa, Fransa'da 3 defa değişmiş. Türkiye'de ise 11 yılda 164 defa değişen imar yasasına sahipmişiz.

7 defa da imar affı çıkmış.

Umarım doğru değildir.

-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 49 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum