Reklam
Reklam

 "Maliyet yüksek, üretemiyoruz"

3 Haziran’da Esnaf ve 10 Haziran’da da Çiftçi Kongrelerini düzenleyen Saadet Partisi, önümüzdeki günlerde yeni kongrelere hazırlanıyor.

 "Maliyet yüksek, üretemiyoruz"
Editör: Haber Merkezi
13 Haziran 2021 - 06:34
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Av. Sinan Tekin, ““Ülkemiz maalesef son yıllardaki pandeminin de etkisiyle başta ekonomi ve diğer konularda zor günler yaşıyor. Milletimiz, esnafımız, işçimiz, çiftçimiz çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor. İnsanımız ne yazık ki bu sıkıntılı günlerde sıkıntılarını ciddi manada çözecek bir yardım eli görememiştir. Ülkemizin mali durumu yıllardan beri uygulanan israf ekonomisi ve terk edilen üretim ekonomisi ile pandeminin de etkisiyle patlama noktasına gelmiştir” şeklinde konuştu.
Saadet Partisi’nin geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği “Çiftçi Kongresi”ne de daha önceki Esnaf Kongresinde olduğu gibi ilgi ve katılım oldukça yoğundu. Çeşitli illerden katılan çiftçilerimiz şikâyet ve taleplerini dile getirme ve iktidara iletme fırsatı buldular.
Kongreye Zom üzerinden 81 İl’den katılan çiftçilerimizden söz alanların ortak sesi,  “Maliyet yüksek, üretemiyoruz”  şeklinde oldu.
Kongreye katılanlardan bazılarının şikâyet ve talepleri özetle şöyle;
KARAMOLLAOĞLU; “ÇİFTÇİ SAHİPSİZ BIRAKILIYOR”
Çiftçinin üzerine düşen görevleri yerine getirirken sahipsiz bırakıldığını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “2006 yılında çiftçiye bütçenin yüzde 1’i oranında destek verilmesi kanunlaştırıldı. Ancak bu kanunu çıkaranlar bu kanuna hiçbir zaman uymadı. Geçen sene çiftçiye 41 milyar TL destek verilmesi gerekirdi ancak bunun yarısı verildi. Bu durumda çiftçiyi bankalara mahkûm ediyorlar. Zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var. Ülkeyi yönetenler kendini çiftçinin yerine koyup çiftçinin derdi ile dertlenmeyi beceremiyor. Çiftçi, yaptığı iş ile gelirini rahatça sağlayacak bir şekilde geçindirmeli. Böyle yaklaşılmaz ve çiftçi hayatını idame edemiyorsa verilecek destek ve teşviklerin de bir anlamı kalmıyor” şeklinde konuştu.

 
“ZİRAAT BANKASI ASLİ GÖREVİNE DÖNMELİ”
Çiftçinin krediye kolay ulaşabilmesi için açılan Ziraat Bankası’nın bugünkü anlayışını da eleştiren Karamollaoğlu, “Ziraat Bankası çiftçiyi başka faaliyet gösteren insanlar gibi kendisine gelir sağlayan insanlar olarak görmeye başladı. Onun için piyasa faizleri ile güya tarıma destek vermeye çalışıyor. Böyle olmaz. Ziraat Bankası asli görevine dönerek, çiftçiye faizsiz kredi vermesi gerekir. Ama bugün başka meseleler ile uğraşıyor. Böyle bir şey kabul edilemez” değerlendirmesinde bulundu.

DR. TALAT ŞENTÜRK: “ÜRETİM MALİYETLERİNİN YÜKSEKLİĞİ SORUNUN BAŞI”
Karamollaoğlu’nun konuşması sonrası sözü STK ve alanında uzmanlar isimler aldı. Türkiye Ziraat Odaları Genel Başkan Danışmanı Dr. Talat Şentürk, ülkemiz tarım sektörünün dünya ülkeleri ile rekabet edebilecek bir hale getirilmesi için yaşanan sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek, sorunları şöyle sıraladı, “Üreticilerin en büyük dert yandığı sorunların başında maliyetlerin yüksekliği geliyor. Daha sonra tarımda kullanılan finansman yetersizliği ve tarım arazilerinin ve meraların amaç dışı kullanılması. Kırdan kente göçün büyümesi ve çiftçilikle uğraşan kesimin yaş ortalamasının büyümesi. Tarım sigortalarının yaygınlaştırılamaması. Sulama yatırımlarının tam olarak tamamlanamaması. Sözleşmeli üretimde yaşanan sorunlar. Su ve toprak kirliliği. Bir de son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle kuraklık ön plana çıkıyor” diye konuştu.

GAZETECİ MELİHA OKUR: “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİKKAT EDİLMELİ”
Küresel iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine değinen gazeteci Meliha Okur, “Türkiye kısmi kuraklığa girmiştir. Türkiye, iklim değişikliğinin etkisi ile dört mevsimden iki mevsime düşecektir. Bu konu çok önemli. STK’lar ve siyasi partiler bu konuya eğilmeli” ifadelerini kullandı.

MİLLÎ GAZETE EDİTÖRÜ SADETTİN İNAN: “HÜKÜMETİN YETERSİZLİĞİ SORUNLARI DAHA DA ARTIRIYOR”
Millî Gazete köşe yazarı ve tarım editörü Sadettin İnan ise hükümetin tarım politikalarındaki yetersizliğinin sektörün ve üreticinin belini büktüğünü belirterek, “Tarım sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Döviz kurları ve yaşanan kuraklık büyük bir krize neden oluyor. Yem fiyatları döviz kurları nedeniyle günlük zamlanıyor, hayvancılık can çekişiyor. Üreticiler maliyetini bile karşılayamadan üretim yapmak zorunda kalıyor. Hem tarımsal desteklerin uygulanış ve çiftçiye veriliş biçimi hem de kuraklık gibi olağanüstü durumlara karşı politika üretilememesi var olan sorunları daha da artırıyor” dedi.

HUBUBATÇILAR BAŞKANI ÖTER: “MEZOPOTAMYA YOK OLMA TEHLİKESİ YAŞIYOR”
Kızıltepe Hububatçılar Ticaret Merkezi Başkanı Şerif Öter, insanlık için olmazsa olmaz tarım için hükümetin bir planı olmadığını kaydederek, “Tarım masa başından yönetilemez. Nasıl ki her mahallede aile hekimi varsa her köyde de bir ziraat mühendisi olması gerekiyor. İlgililer sahada olmalı, sorunları kendi gözleri ile görmeli. Ama bunun yerine bizim yetkililer sorunu çözmenin yolunu ithalatta buluyor. İhracat eden bir ülke iken ithalatçı ülke konumuna geldik” dedi. Mardin başta olmak üzere bölge tarımında kuraklığın büyük bir sorun olduğunu belirten Öter, “Mezopotamya yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Buna çözüm getirilmelidir” çağrısında bulundu.

ESKİ PANKO GENEL MÜDÜRÜ TAN: “GİRDİ MALİYETİ VE NBŞ PANCAR ÜRETİCİSİNİ MAHVETTİ”
Balıkesir Susurluk’ta şeker pancarı üretimi yapan eski Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Fahrettin Tan ise ülkemiz için milli ve stratejik ürünlerin başında gelen şeker pancarı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tan, “Pancar üreticisinin belini girdi maliyetleri büküyor. Taban fiyatına yüzde 11 artış yapıldı ama girdi maliyetlerindeki artış en az yüzde 50. Pancar çiftçisinin bir diğer belini büken ise NBŞ’dir. Bunlar denetimi mümkün olmayan bir sektör haline geldiler. Verilen yüzde 2,5 kotanın (şimdi 5’e çıkarıldı) katbekat üstünde üretimi yapılıyor. 10 fabrika özelleştirildi. Beş yıl üretim şartı. Beş yıldan sonra ne olacak? İsterse kapatır, isterse NBŞ’ye satabilir. Özelleştirme ile hinterland bozuldu. Şeker fabrikalarının mülkiyeti devlette kalmak şartı ile üretimi şeker pancarı kooperatiflerine verilmelidir” dedi.

“PANDEMİ DESTEKLERİ ÇİFTÇİYE DE VERİLMELİ”

Kongreye Bursa’dan katılan ziraat mühendisliği, tarım danışmanlığı ve aynı zamanda çiftçilik yapan Fevziye Diker, çiftçilerin pandemi sürecinde daha büyük zorluklar yaşadığını belirterek, “Çiftçilerimizin üretim yapabilmek için alması gereken tohumlarda yüzde 42 artış yaşandı. Gübre ve ilaç maliyetlerinde de artışlar yaşandı. Tarım sektöründe yaşanan böyle büyük bir artış yaşanıyor. Hayvancılık sektörü de bundan geri kalmıyor. Bu artışlar yetmezmiş gibi çiftçilerimiz doğa şartları ile de mücadele ediyor. Ham maddelerin ithal edilmesi ve dövizdeki artışta çiftçilerin ürünlerini maliyetinden çok daha düşük bir fiyata satmasına neden oluyor. Pandemi döneminde yapılan desteklere çiftçilerin de eklenmesini istiyoruz. Mazot ve gübrenin daha uygun fiyatlara çekilmesini istiyoruz” talebinde bulundu.

“MALİYETİMİZ ARTIYOR, FİYATLAR ÇAKILI KALIYOR”
Bursa’da hayvancılık ile uğraşan Burak Çelik ise, “Hayvancılıktaki en büyük maliyet yem maliyeti. Yemin çuvalına geçen sene 70 lira veriyorduk. Bu sene 130 lira veriyoruz. Yüzde yüz bir artış yaşandı. Arpa fiyatlarında da artış oldu ki, bu artış arpaya ulaşımın zor olduğu bölgelerde daha çok yaşandı. Mazot fiyatlarında yüzde 30, gübre fiyatlarında ise yüzde yüze yakın artış var. Ancak üreticinin maliyeti yüzde yüz artmasına rağmen fiyatlar çakılı kalıyor” diye konuştu.

“ÇELTİK ZOR DURUMDA”
Trakya tarımında yaşanan sorunları anlatan Edirneli çiftçi Eray Karaca, “Trakya bölgesinde çeltik, buğday ve ayçiçeği üreticileri zor durumda.  Girdi maliyetleri aşırı bir şekilde arttı. İthalat politikasından vazgeçilmeli. Böyle giderse önümüzdeki yıllar bizleri daha kötü günler bekliyor” diye konuştu.

“DÜNYA ÇİFTÇİSİ İLE REKABET EDEMİYORUZ”
Antalya Demre’de çiftçilik yapan Ahmet Akça ise Türk çiftçisinin dünya çiftçisi ile rekabet edemediğini söyleyerek, “Döviz fiyatları yüksek. Tarım alanlarımızın çoğu ekilemiyor, ekilen yerlerden ise verim alamıyoruz. Üretime teşvik verilmiyor. Rahmetli Erbakan Hoca başbakan olduğu dönemde üretime teşvikler vermesi ile üretimde büyük bir artış yaşandı. Ancak bugün bunu göremiyoruz” ifadelerini kullandı.

“SAMAN EL YAKIYOR”
Bayburt’ta besicilik ile uğraşan Ali Kaymak, pandemi ve kuraklığın kendi sektörlerini de olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Saman geçen sene 500 kusur lira iken bu sene bin liranın üstünde. Bayburt, hayvancılık konusunda önemli bir konumda idi, yaşanan maliyet artışlarına karşın destekleme yapılmadığı için üreticiler şehirlere taşınmaya, köyleri bırakmaya başladı” dedi.

“ÇİFTÇİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR”
Kocaeli’de ceviz yetiştiriciliği yapan Sedat Acar da, “Çiftçinin geçim kaynağı bahçe ve tarla satarak oluyor. Çiftçilerin çoğu banka borçları ile batık durumda. Son yıllarda çiftçi önünü göremiyor” diye konuştu.

Av. Tekin; “Milletimize en güzel hizmetleri sunacağız”
Saadet Partisi’nin gerek 3 Haziran’da yapılan Esnaf Kongresine, gerekse 10 Haziran’da yapılan Çiftçi Kongresine yoğun bir katılım olduğunun altını çizen Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Av. Tekin, yapılan yanlış uygulamalar neticesinde adalet mekanizmasının yara aldığını ve toplumun adalet ile adaleti tesis etmesi beklenen yöneticilere güveni sarsıldığını söyledi. Yapılan iki kongrenin akabinde iki kongre daha yapacaklarını açıklayan Av. Sinan Tekin, bunlardan birisinin “İşçi Kongresi” ve 24 Haziran’da, diğerinin de “Ev Hanımları Kongresi”. Bunun da 1 Temmuz tarihinde yapılacağını açıkladı.

Milletimizin yaşadığı tüm sıkıntıların farkında olduklarına vurgu yapan Av. Tekin,  “Kongreler vesilesi ile pek çok kurum, kuruluş ve şahısları ziyaret ettik. Gördüğümüz şudur; Milletimizin Saadet Partisi’ne ihtiyacı var. İnşallah bu çalışmalarımız neticesinde milletimize en güzel hizmetleri sunma imkânı bulacağız” ifadelerini kullandı.



 
-----Sponsorlu Bağlantılar-----
Bu haber 255 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum